memelik
sütyen yerine kullanılabilir.
Yalnızca Türkçe kök-ek kullanarak türetilmiş sözcükler
sütyen yerine kullanılabilir.
şarkı şakımak, şarkı söylemek.
abdest almanın eski karşılığı olup kutadgu bilig kitabında tanıklanır.
bir kişiyi göz ile süzerek o kişi hakkında ilk izlenimlerin çıkarıldığı özet, göz özeti.
cam veya teneke içine paketlenmiş gıdaların paketini açan nesnedir. (açacak kelimesindeki gelecek zaman ekini nesne ekiyle değiştirdim.)
tezlendirici, tezdiren, hızlandırıcı düşüncesinden yola çıkarak katalizör anlamını almıştır
hoşlantı durumuna benzer, belki bir alt kademesi, crushımsı
tam şimdi, derhal, hemen. buradaki bir ; bi gel, bi sus cümlelerindeki kullanımından esinlenilmiştir
kavuşmaya meyilli şey, mıknatıs.
kamuflaj, saklanmaya yarayan özellik
bir sözün, tavrın veya durumun kesici sivriliğini körlemekk,ing: to take the edge off
bir duygunun (hırs, sabırsızlık, öfke vb.) veya fiziksel bir durumun yakıcı ve kavurucu etkisini hafifletmek
(mecaz) bir kimsenin eyleme geçme isteğini ve şevkini, beklenmedik ölçüde soğuk ve ilgisiz bir tutumla aniden sönümlendirmek.
(tarım alanlarını, tarla ve bostanları sulamak için açılan su yolu, kanal mânâsına gelen ark yahut hark kelimesinden hareketle) bir akışı veya potansiyeli meyv…
iletişim kurmak
fucoşi, fujoshi. kafayı özellikle erkekleri cinsel olarak birbiriyle eşlemekle bozmuş, olağanın çok üstünde gey içerik tüketen dişi birey.
insanın bir yere ulaşmasını sağlayan nesne, araç, vasıta
disjoint, tamamen ayrı
çözmeyi meslek edinmiş kişi, mühendis. sorunçözen
gökteki göz, drone. gökyüzüne benzerlik gözetilmiştir.
insanları içeriğe tıklatmak için yapılan şaklabanlık, clickbait, tıklabanlık.
vejetaryen, et yememeyi ilke edinmiş kişi
pay-to-win , kazanma şansının verilen para ile arttığı hizmet türleri
özdeyiş olmaya layık olacak kadar etkili ve alıntı yapılmaya uygun (söz). (ing. quotable)
görülmeye değer yer veya nesne; turistik bağlamda ilginç ve dikkat çekici şey, sight
insan (köken, arapça)
yarışmayı seven, yarışma tutkunu, competitive, rekabetçi
bilinçli bir bırakma hâli; yaşanmış olanı inkâr etmeden kabul edip, onu kendine ait olmaktan çıkarmak.
katlanabilir bir yüzeyin üç veya daha fazla eşit panel olacak şekilde her biri diğerinin zıddına katlanarak akordeon biçiminde oluşturulan kompakt nesne. z-fol…
bilim kurgu medyalarında görülen ağaç canavar, treant sözcüğünün çevirisi
1- kavgacı 2- dalış hocası
ayna, yansıma yapan cam, eski türkçece gözgü
tatmin olmak doyuma ermek
aşkına ürkerek ihanet eden
yunanca kökenli tetrat karşılığı, bir biyoloji terimi, tetrat da eski yunanca dört, 4 sayısı anlamındaki tetra kelimesinden.
erecek mesafe, menzil. kamus-ı türki'den bulunmuştur.
karşılıklı iki kişinin birbirini özlemesi durumu
makam aracı.
arapçadan dilimize geçen ırk, millet, halk sözcüklerinin eski türkçedeki karşılığı. budun olarak da kullanımı vardır.
eskiden sevilmiş kişi, ex tabiri, eski
başka bir şeyin yerine koyulan, alternatif.
gönülden istemek, gönlüne koymak.
acı ayrılık ardından âşıkların anılarının tümünü silmesi, ilişki silinmesi
distopya,kâbusluk düzen
evladı vefat etmiş kişi. kamus-ı türki de artamak fiili evladı öldükten sonra yaşamak anlamıyla kaydedilmiştir
Başkasına duyulan utanç sonucu kıvranma hissi, cringe.
dilek için takılan bileklik, marteniçka.
bisiklet, uygurcadan alıntı
daydreaming, gündüzün hayallere dalmak
bilgi vermek, to inform.