beğenti
hoşlantı durumuna benzer, belki bir alt kademesi, crushımsı
tamamen yeni, çeviri olmayan sözcükler
hoşlantı durumuna benzer, belki bir alt kademesi, crushımsı
literal: yemeği hızlıca tüketen, sofrayı boşaltan. mecaz: haneye hiçbir katkısı olmadığı halde sadece yemeyi bilen asalak, işe yaramaz.
bir duygunun (hırs, sabırsızlık, öfke vb.) veya fiziksel bir durumun yakıcı ve kavurucu etkisini hafifletmek
(kimi ağızlarda yeni dal, sürgün anlamına gelen ışkın kelimesinden hareketle) eski ve köklü bir yapının, düşüncenin ya da geleneğin, yeni bir dal gibi yeniden …
(mecaz) bir kimsenin eyleme geçme isteğini ve şevkini, beklenmedik ölçüde soğuk ve ilgisiz bir tutumla aniden sönümlendirmek.
(tarım alanlarını, tarla ve bostanları sulamak için açılan su yolu, kanal mânâsına gelen ark yahut hark kelimesinden hareketle) bir akışı veya potansiyeli meyv…
deli, tahtası eksik sorunlu anne modeli
şiir sihirbazı, şiirlerinde sihir yapan şair.
yağmurun kuru toprakla temasıyla oluşan koku. 1964te iki avustralyalı araştırmacı tarafından türetilen petrichor (taşın kanı) teriminin karşılığıdır. ilginçtir…
iki anlamda kullanılır. ilki, ancak çürüdüğünde yenilebilen, çirkin görünümlü muşmula meyvesinin nadir güzel, lezzetli örneği. ikinci anlamı, mahkeme duvarı s…
katiyen şort kadar kısa olmayan fakat pantolon olmaktan da son anda dönmüş bir tür yazlık giysi. günlük dilde yerleşmiş fakat resmi sözlüklerde henüz hak ettiğ…
sohbete bomba gibi düşen, konuşmanın akışını kasıtsız biçimde havaya uçuran kişi. masaya oturduğunda konu değişir, tempo düşer, sohbetin tadı kaçar. tolkien in…
küre biçimindeki kahvaltılık gevrekleri ifade eden sözcüktür. türkçe kökenli top sözcüğüne küçültme eki ilavesiyle doğmuştur. konu anlamındaki ingilizce topic …
1- kavgacı 2- dalış hocası
bir duyguyu derinlemesine yaşamayı çok arzulayan, hissetmeye aç veya susamış olma durumu; hissetmeyi istemek.
memeye takılan iç çamaşırı, sütyen
aşkına ürkerek ihanet eden
kışın soğuk havalarda kırağılaşmış banklara verilen bir isim
sadece o anı düşünüp geleceği umursamayan kişi
gece ana uykuya geçmeden önce, genellikle koltukta yapılan kısa ve rahatlatıcı ön uyku; kişiyi gevşetip uykuya hazırlayan küçük kestirme.
gönülden istemek, gönlüne koymak.
kızmakla kırılmak arasında kalmak
acı ayrılık ardından âşıkların anılarının tümünü silmesi, ilişki silinmesi
evladı vefat etmiş kişi. kamus-ı türki de artamak fiili evladı öldükten sonra yaşamak anlamıyla kaydedilmiştir
saf ve salak, enayi gibi
tek taraflı tartışma durumu, tartışmada bir tarafın cevap vermemesi hali.
kısıtlı bir görüş ve tat yelpazesine sahip, dar ufuklu kimse
perişan bir halde pişmanlık
refaha erdirmek, müreffeh kılmak
bir şeyin memzüç olmasıyla terakki edeceğini sav edinen mefkûre, füzyonizm
birbirini unutmak,iki kişinin karşılıklı unutuşması.
sevgili, mâşuk , gönülden bir gözcük
kapalı olmayan, açık
saklı olmayan, apaçık şey, zıdd-ı sırr.
bitişik olmak istenilen şey, hedef, sevgili, ermekli
delikanlının zıddı
özkontrol, yönetmek ve yönelmek eylemlerinin atası yöne- fiilinden.
rüzgar arkamdan esiyor, tanrı benim tarafımda dediğin şey, yaradanın ardından estirdiği yel
öğrenci indirimi, en az yüzde elli olanı makbuldür
yumurtalı sandviç.
mütabık olmak.
araba altgeçidi
kişinin kendi kabulleri doğrultusunda iç dünyasında vardığı muhakkakiyetler.
insanları düştüğü cahillikten kurtaran kişi
hal değiştirmeye üşenmek, inertia , eylemsizlik
doomscrolla yitirilen zaman
kendi başına var olamayan, bağlamdan bağımsız olamayan
kendi alanı olmayan konular da dahil olmak üzere her konuda konuşup fikir belirten, genellikle ünlü şahıs
iş yapmaya gelince oralı olmayan herif,kaytarıkçı.
kendi ürettiği bir ürün veya eserin faydasını gören, meyvelerini yiyen kimse.